Tarih: 11.06.2012 / Konum: Dubrovnik, Hırvatistan
Özlemişim Dubrovnik’in o kendine has, serin ve taş caddesini… Adı neydi? Stradun. Evet, Stradun Caddesi. Az önce ben “sakin” mi yazmışım? Ne kadar hatalı bir kelime! Küçük şehir, resmen bir turist akını altında.
İlk gidişim, 2000’lerin başındaydı. Savaş yeni bittiği için ortalıkta tek bir turist bile yoktu. Meğer ne kadar şanslıymışım. Şimdilerde devasa gemi turlarının yanı sıra, bir de “Game of Thrones” hayranları eklendi. Adım atılmıyor! Yine de, Dubrovnik benim için özeldir. O, kendi halinde, savaşın izlerini silmeye çalışan umutlu bir şehirdi ve hala öyle kalbi.
Türk turistlerin çoğundan şunu duyarsınız: “Amma abarttılar şu Dubrovnik’i, hiçbir şey yokmuş, sadece bir caddesi var, o kadar!” Hatta rehberlerin bile “Eski şehir, surlarla çevrili. UNESCO Dünya Mirası listesine girmiş birkaç bina, Stradun Caddesi var. Gerisi liman ve dar sokaklar…” dediklerini duyduk.
Bu durum, Dubrovnik’i maalesef “Gittim, gördüm, oh aradan çıktı” denilen şehirlerden biri yaptı. İşte ben en çok buna yanarım, diyordu ki artık vizeli diye pek giden de kalmadı.
Ancak kim ne derse desin, ben bu şehri severim. İster “sevilen şehirler” listenize ekleyin, ister vize uğraşına değmez deyin; karar sizin. Ben yine de meraklısına, Dubrovnik’te neler yaptık, ve bu şehirdeki deneyiminizi nasıl maksimize edebilirsiniz anlatayım.
Bu tipik deniz kıyısı şehrinin başına, tarih boyunca gelebilecek her şey gelmiş. Hatta tam 443 yıl boyunca Osmanlı himayesinde (yıllık vergi ödeyerek) kalmış.
En yakın tarihte ise 1991 yılında Sırp güçler tarafından kuşatılmış ve ağır bombardımanla büyük hasarlar görmüş. Bugün bu izlere kolay kolay rastlanmamasının nedeni ise, UNESCO’nun burayı dünyanın en iyi 10 orta çağ şehri arasına alıp titizlikle korumaya almasıdır.
Dubrovnik’te konaklama, özellikle yaz aylarında oldukça pahalıdır. Konumunuza göre fiyatlar büyük ölçüde değişir.
Tavsiye: Old Town dışındaki bir apart dairede kalıp, otobüsle merkeze gitmeyi tercih edin. Ucuza gelecektir ve halkla içiçe olma şansınız olur.
Nispeten küçük bir şehirdir, ancak tepeler ve mesafeler nedeniyle toplu taşıma hayat kurtarıcı olabilir.
Dubrovnik’te yeme-içme maalesef pahalıdır ve genel bütçenin büyük bir kısmını oluşturur.
Şayet siz de onun hayranıysanız tam yerindesiniz. Çekim yerlerini gezdirdikleri turlara katılabilirisiniz. Dizide yer alan en önemli mekanların tümünü göreceksiniz. Ben aşağıya listesini bıraktım ama turlarda kamera arkası bilgiler ve ilginç detaylar da edinebilirisiniz.
Benim için en etkileyici yer, kalenin ve şehir surlarının altında tam da bizim evin önündeki Batı Limanı’ydı. Eğer Game of Thrones hayranıysanız, burayı hemen tanıyacaksınız.
| Dizi Mekânı (King’s Landing) | Gerçek Konum |
| Kralın Şehri Surları | Şehir Surları (City Walls) |
| Kızıl Kale’ye Giden Yol | Pile Kapısı (Pile Gate) Çevresi |
| Cersei’nin Kefaret Yürüyüşü | Büyük Onofrio Çeşmesi’nden Stradun Caddesi boyunca |
| Kızıl Kale | Lovrijenac kalesi |
| King’s Landing’in limanı | Batı limanı |
| Baelor Büyük Septi | Cizvit Merdiveni |
| Kralın İniş Kapıları | Pile kapısı |
Bu küçük şehri gezmek için ideal aylar Mayıs veya Eylül/Ekim‘dir. Böylece hem kalabalıktan kaçar hem de sıcak çarpmasından korunursunuz.
Dubrovnik Pass’i satın alarak turistik yerlere indirimli giriş ve ücretsiz toplu taşıma imkanlarından yararlanabilirsiniz. Fiyatı şehir surları ile aynı, bu yüzden diğer her şey bir bonus.
Plastik şişe satın almak yerine içme çeşmelerinden su doldurun. Yaz aylarında ziyaret ediyorsanız, bol suya ihtiyacınız olacak.
1. 🏞️ Surlarda Yürüyüş (Mutlaka Yapılmalı!)
Şehrin en güzel gezisi, şüphesiz surlarda yapılan yürüyüştür. Yorucu, ama manzara açısından doyurucudur. Giriş paralıdır ve suyunuzu, fotoğraf makinenizi yanınıza almayı unutmayın.
2. 🚠 Teleferikle Panoramik Manzara
Teleferiğe binip yukarıdan manzaraya bakmak, Old Town’un kiremit çatılarının ve turkuaz denizin muhteşem birleşimiyle sizi büyüler.
3. ⛵ Adalar Turu ve Sakin Deniz Keyfi
Sıcak havadan kaçmanın en güzel yolu adalar turu yapmaktır. Tam gün süren turlar sizi, üç adaya yani Lopud, Šipan ve Kolocep’e götürecek.Nefes kesen Adriyatik kıyıları boyunca manzaralı bir yolculuk olacak.
İlk durağımız, birkaç saat serbest zamanımızın olduğu büyüleyici Lopud adası. Bence Hırvatistan’ın en iyi plajlarından biriydi.
Gemide etli, balıklı ve vejetaryen seçenekler ile alkollü içeceklerin sunulduğu öğle yemeğinin ardından, Šipan‘ a doğru yolculuğa devam ettik.
Son durağımız, davetkar kumlu plajıyla ünlü büyüleyici Kolocep adası. Bu turlar (yaklaşık 37 USD, öğle yemeği dahil) sakin deniz arayanlar için idealdir. Tur eski limandan başlar.
4. Kano ile gezinti
Eski limandan 2 saat süren kano gezisine katılabilirsiniz. Hatta tam karşıdaki Lokrum adasına da turlar var. kano ile bile gitmek mümkün. Kısacası denizin her türlü nimetinden faydalanılacak bir şehri Dubrovnik!
Bu gezi rehberi, Dubrovnik’in tarihi ve güzelliğini anlatıyor. Ancak bu şehre dair en unutulmaz deneyimimiz, sıcakkanlı ve yardımsever “Pamuk Teyze Maria” ile tanışmamız oldu.
İlk ziyaretimizde sınır kapısında yaşadığımız gerginlikten, bizi evine kabul eden bu yaşlı hanımefendi sayesinde Hırvatlar hakkındaki tüm ön yargılarımız yıkıldı. Oğlu ve torunları ile kurduğumuz dostluk ise, sonraki seyahatimizde bize lüks bir malikanenin kapılarını açtı.
Bu çarpıcı kişisel anımı ve macera dolu konaklama hikayemin tamamını buradan okuyabilirsiniz.
Diğer Balkanlar ile ilgili ve dünyanın farklı köşeleri ile ilgili yazılarımın linkleri de aşağıdadır. Unutmadan beni sosyal medya hesaplarımdan takip ederseniz mutlu olurum.
Saygılarımlar ,
Youtube için burayı, instagram için burayı tıklayabilirsiniz.
Saraybosna’da gezilecek yerler !
Drina Köprüsü,Tarihin Sessiz Tanığı







Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.
1 Comment
RESİMLER HARİKA